Muhafazakarlık
Tuesday, 16 March 2010

 

 

 Hüseyin BENEK


Muhafazakarlık; kişilerin toplumda kendini gerçekleştirmenin araçları saydığı din ve aile kurumunun korunmasından hareketle ortaya çıkan düşünce, felsefe ve siyaset yapma yöntemidir. Muhafazakarlık genel olarak geleneksel yaşam tarzını muhafaza etme eğilimindedir, amacı geleneksel toplumsal yapıları korumaktır.

Muhafazakarlık sanayi devrimi ile ortaya çıkmıştır, sanayinin gelişmesiyle değişen sosyal yapıdaki değişimler ve geleneksel yapıdaki bozulma insanı yalnızlaştırmıştır. Bu geleneksel yapının bozuluşuna ve yalnızlaşan insanın, tepkisi ile bu siyasi düşünce gelişmiş ve desteklenmiştir. Muhafazakarlık dünya genelinde kabul gören bir düşünce şeklini almıştır.

Amerika da cumhuriyetçiler, İngiltere de ise muhafazakar parti aracılığıyla Dünya siyasetine damgasını vurmuştur. Türkiye de bu akımı şu an A.k.p temsil ettiği iddia edilmektedir.

 A.k.p uygulamalarıyla muhafazakar bir partiden çok liberal bir parti izlenimi yaratmıştır ve yaratmaya devam etmektedir. Milletten oy almaya çalışırken muhafazakar söylemler kullanmış, ama iktidara gelince bu söylemlerini kendisi yok saymıştır. Seçim söylemleri ile iktidardaki icraatlar arsındaki farkı ‘karakolda doğru söyler mahkemede şaşar ‘ söylemi ile ifadelendirebiliriz.Bu durumu muhalefet mecliste ve kamuoyunda gündeme getirerek millette milletvekillerine baskı yaparak izin verilmemelidir. Muhafazakarlığın genel ilkelerini tekrar hatırlayarak muhafazakar parti nasıl olur üzerinde biraz düşünelim isterseniz.

Genel ilkeleri;

a) Geleneğin korunması; bu yolla kişilerin toplumsal bağlarının güçleneceğini ve kişilere toplumsal, tarihsel aidiyet(ait olma) duygusu vereceği için önemli sayar.

b) İnsan hata yapma olasılığı yüksek bir canlıdır.Muhafazakar düşünüşe göre suç ve kabahatin ana kaynağı insan doğasıdır, o yüzden sağlıklı işleyen bir toplum için devletin sert kararlar, yaptırımlar almasını önerir.

c) Toplum tarihsel kurumların birleşmesinden meydana gelen ve çekirdeğini ailenin oluşturduğu bir bütündür. Muhafazakarlık bu bütünü ve kültürel değerleri gelenekleri koruyacağını ileri sürer.

d) Otoritenin yukarıdan işlemesini ve liderin rehberliğinin gerekli olduğunu düşünürler.

e) Hiyerarşi; Toplum işçiler patronlar, çocuklar ebeveynler öğrenciler öğretmenler yönetilenler ve yöneticiler gibi sorumlulukları olan hiyerarşiler üzerine kurulmuştur. Bu sosyal bağların uyumu için geleneğin korunması için gereklidir.

 f) Mülk; muhafazakarlığa göre mülk sahibi olmak hayatidir; çünkü insana güvenlik duygusu verir. Mülk sahibi olmak insanlara verdiği hak ve sorumluluk açısından önemlidir. Muhafazakarlar bunları önemser, muhafazakar politikacılar bu doğrultuda siyaset yapar, muhafazakar vatandaşlarda bu doğrultudaki politikacıları ve partileri desteklerler. Ama ülkemizde sapla saman her zaman karışmaktadır. Sapla samanı karıştırmamak için bilinçli siyaset ve siyasi tercihler yapmalıyız. Böylece siyasi hayatımızdaki sorunları daha kolay çözeriz. Ayrıca, ülkemiz de siyasi düşüncelerin bir birlerini düşman ilan etmelerinden kaynaklı sorunlarda yaşanmaktadır. Örneğin değişimi savunan sosyal demokratlarla muhafazayı savunan siyasi düşüncelerin olması normal ama çatışması anormaldir. Siyasi ve toplumsal acıdan bakınca muhafaza edilmesi gereken değerlerin olduğunu savunan muhafazakarlık ile değişimin gerekli olduğunu ileri süren sosyal demokratlar zaman, zaman çatışmalara neden olmaktadırlar. Aslında şöyle düşünülse çatışmalar otomatikman azalacaktır. Ben değişim istiyorum ama neyi değiştirip neyi değiştirmemeliyim. Ben muhafazakarım neyi muhafaza edeceğim neyi etmeyecek veya değiştirmeye karar vereceğim. Değişim isteyenlerle muhafaza etmek isteyenler belki de toplumsal bir dengenin sağlanmasına bilerek veya bilmeyerek katkı sunuyorlar.

Toplumun farklı düşünenlerini dinleyeceğim ki benim düşüncemi de o düşüncelere karşı savunabileyim ve kıyaslayarak değerlendirmiş olabileyim. Belki de tercih ettiğim düşünce günümüz de toplumsal sorunlara çözüm üretememektedir. Bu nedenle seçtiğimiz düşünceyi bilecek , bunun yanı sıra seçmediğimiz düşünceyi de öğrenerek yanlış seçim yapma ihtimalimizi azaltmış olacağız.

Bu da demokratik ortamın sağlıklı işlemesinden geçmektedir. Böylece yaşadığımız bu güzel ülkemizi ve siyasi sistemi iyi işleyen ve yöneten toplumsal sorunlar çözebilen hale getirmiş oluruz, bu bizlerin bu ülke vatandaşların görevidir. Demokratik siyaseti tercih edenler farklı siyasi düşüncelerin ola,masını ve iktidarı talep etmesini de kabul etmişler demektir.

Bizler kendi düşüncemize beklediğimiz saygıyı başkalarının düşüncesine duymak zorundayız. Demokratlık ve demokratik kültür bunu gerektirir. Herkesin yaşama ve farklı düşünme hakkı olduğunu unutmayalım. Önemli olan düşüncelerin kendini anlatabileceği ve geliştirebileceği ortamlar hazırlamaktır, buda demokrasinin iyi bir şekilde uygulanmasıyla mümkündür.

DAHA ÇOK DEMOKRATLIK, DAHA ÇOK DEMOKRATİK ÖRGÜTLER, demokrasi kültürünü geliştirecektir.

Selam ve sevgiler...


Görüntüleme sayısı: 3878

  Yorumlar (2)
Yazan zembil, 24-03-2010 19:42
Hiç birşey sınırsız değildir. Tabi ki demokraside sınırsız değildir. 
 
Türk milletine ve ortadoğadaki değil devletlere demokrasi getirme propgandaları ile psikolojik harekatın en son taktiklerini icra eden sözde demokrat devletlerden kaçı krallıkla yönetiliyor? kaçında teokratik bir düzen var? Kaçında kapitalist/komünist bir düzen var? 
 
Bizlere dayatılan sınırsız demokrasi kültürü acaba neden İNGİLTERE ve benzer sözde demokrat ülkelerde uygulanmıyor? 
 
Karşı fikre saygı kisvesi altında; Üniter devlet yapısını bölme ve parçalama gayretleri içerisinden olduklarından adımız gibi emin olduğumuz ve tamamen bizleri yoketmeye yönelik bu psikolojik harekat operaysonlarına karşı hangi sınırsız demokrasi kültürü ile karşı koyulacak?  
 
Belli başlı değerlerin demokrasiye kurban edilmesi üniter devlet yapısını yok edecekse, Türk milleti birilerinin uşağı yapılacaksa, bağımsızlımız ve milli benliğimiz yok edilecekse ki görülen köy klavuz istemez.  
 
Selam olsun milli kültür ve milli benliğinden ödün vermeden yaşayanlara!...
Yazan hbenek, 22-05-2010 00:01
Demokrasi herkes her şeyi söyler ama yapamaz. Demokrasi kurallar ve kaideler üserine sistemleştirilmiştir. Kurallar bağlar, güçlü yoktur, haklı vardır, haklılar ise güçlü dür ve bu güçlerini yasalardan alırlar. Demokrasi, putları yıkar ve yeni putlara izin vermez. Batılı ülkelerde Cumhuriyete ve demokrasiye geçişlerde hesaplaşmalar olmuş, kıralın etkisi sarayında kalmıştır. Bu etki sınırlı olup semboliktir. Ama kültürel kopmanın etkisini en aza indirmiştir. Kültürel devamlılık milletler için çok önemlidir. Milletleri millet yapan kültürdür, bizim kültürümüzün demokrasiye batı kültüründen daha uyumlu oldugunu ben kendi hesabıma görüyorum. Kendi kültüründen utananlara duyuruyorum. Düşünsel özgürlükler zarardan çok fayda verir, o yüzden konuşulmasından ve tartışılmasından korkmayalım, iyi yi arama yöntemi nin göbek adı demokrasidir.Sorunları kapatmak sorunu yok saymaktır, eninde sonunda karşımıza çıkar. Üniter yapı öyle kolay bozulaçak bir yapı degildir, biz bu yapıyı nasıl kurduksa, bozmak isteyenler onun iki katı cesaret ve güç kullanmak zorundadır. ALLAHA ŞÜKÜNLER Kİ BU ÜLKE İÇİN GEREKTİĞİNDE ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYARIZ... Eleştirin ve yorumun için teşekkürler...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
SEO by Artio