Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

ağurt

( yanagın alt kısmı )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Mehmet ÇİLOĞLU arrow Eğitimde Anlayış Değişikliği Gereklidir!
Eğitimde Anlayış Değişikliği Gereklidir! Yazdır E-posta
Thursday, 18 January 2007

Active Image

 

 

Mehmet Çiloğlu
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Çağdaş dünya eğitime nasıl bakıyor? Biz eğitimden ne bekliyoruz, eğitime nasıl bakıyoruz? Beklentilerimizi gerçekleştirmek için izlediğimiz yol gerçekçi ve işlevsel mi? Soruları ile olaya yaklaştığımız zaman sorunu daha rahat irdeleyebileceğimizi gerçekçi ve yapıcı bir sonuç üretebileceğimizi düşünüyorum.

Çağdaş dünya, eğitimi amaca hizmet eden bir araç olarak algılayarak; amacın mutlu ve sorumlu yurttaşa ulaşma ereği ile şekillendirildiğini görüyoruz.

Eğitim, hayatın tüm alanlarına egemen düşüncenin ve yaşantı biçimlerinin şekillendirildiği sürecin adıdır. Bu süreç toplumu meydana getiren bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi yolu ile onu olumsuzluklardan uzaklaştırma ve mutlu kılmayı hedeflemektedir. İnsanların topluluk aşamasından toplum düzeyine yükselmesinin temelinde "kural bilincinin gerekliliği" düşüncesinin yattığını görmekteyiz. Sosyolojik olarak da; topluluklar toplum; toplumlardan millet ve milletin örgütlü yapısı devletinin var olabilmesi toplum içinde belli yaşantıların kurumsallaşması ve toplumun onayı ile hayat bulması ile gerçekleşir. Devlet, bir kurallar manzumesi olarak bir üst kurum niteliğinde olup, varlığı ve gelişmesi insan unsuru ile doğru orantılıdır. Aynı zamanda devletin varlığını, anlamını temsil ettiği insanlar oluşturmaktadır. Devletin gücünden ve geleceğinden bahsederken baktığımız temel ölçüt bir devletin sınırları içindeki yurttaşlarının tüm temel verileri olmaktadır; " okuma/yazma yüzdesi, kişi başına kağıt, çelik, enerji tüketimi, sağlık, seyahat harcamaları vb?" Sonuçta tümü insanın mutluğunu hedef alan göstergelerdir. Tüm bu sonuçların ortaya çıkması bir kısım siyasal ve sosyal kurumların iyi işlemesine ve sonuçta fayda üretmesine bağlıdır. Vatandaşın sosyal, kültürel, ekonomik üretkenliği gelişim düzeyi ile doğrudan ilgilidir. Çağdaş devlet vatandaşın gelişimi ile ilgilenme işini okulları ile gerçekleştirmektedir. Okullar, ulusal değerler yanında çağdaş değerlerin ve bilincin verildiği ve geliştirildiği kurumlar olma sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır. Bu, aynı zamanda o ülke vatandaşının gelişmesini sağlarken, o vatandaşların yaşadığı devletin güçlenip, gelişmesini de sağlamaktadır. Saygın ve düzey olarak ileri toplumların devletleri de vatandaşlarının gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılıdır.

Cumhuriyetimizin en temel iddialarından birisi, "muasır medeniyet" seviyesine ulaşmaktır. Bu, yeni kurulmuş bir cumhuriyet için hem heyecan verici hem de iddialı bir yaklaşımdı. Osmanlıdan beri var olan klasik mektepli anlayışında, mektepli olarak, içinde yaşadığı toplumunun efendisi ve saygı göreni olmayı, devlet himayesinde bir iş bulup maaşa bağlanma kısıtlı anlayışının bir türlü üstesinden gelemedik. Hayat için okumak, yeni ufukları keşfetmek, okulları toplum laboratuarı şekline dönüştürmek, gelişimin ve ilerlemenin motoru olarak örgütlemeye yönelemedik. "Hayat için okumak, hayatı anlamak için okumak, hayata anlam katmak için okumak, var olanın daha iyisini üretmek" gibi iddialı amaçlara yöneltemediğimiz okullarımızdan (eğitim anlayışımızdan) yeterli verimi alamadık.

Ve, amaçlarla araçlar yer değiştirdi. Atı arabanın arkasına bağlayarak ilerlemek gibi oldu yolculuğumuz; hayli ağır, kimi zaman verimsiz. Sorunlarımızın çözüm yeri olması gereken okullarımız, zaman zaman sorun kaynağı görüntüler bile verdi.

Okulu ve eğitimi toplumu geliştirme, hayatı zenginleştirme, mutluluğa giden yolu öğretme, sevginin kaynağını keşfetme mekanları olarak algılayıp düzenleyemezsek sanırım bu sorun hep devam edecek.

Okulların, dersliklerin, laboratuar sayısını arttırmadan önce toplum olarak ciddi bir zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var.

Bugün bunu, dünkünden daha fazla hissediyoruz.


Görüntüleme sayısı: 2439

  Yorumlar (5)
Re: Trafik Canavarı Durmuyor!!!
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır website, 28-10-2005 18:35
yürü be olum, zaten nüfus patlaması var başka türlü azalmayacak bu.Ya bu insanların nereye acelesi var anlamam.3-5 dakika için ayıp be o kadar ahstane masrafı sıkıntı ağrı acı yazık yazık..
Re: Trafik Canavarı Durmuyor!!!
Yazan coskun website, 30-10-2005 11:47
Hele istanbulda olsanız, burası daha berbat. Trafik zaten tıkalı olduğu halde, adam senin hayatını tehlikeye atarcasına üzerine sürüyo. Gidebileceği mesafe zaten çok sınırlı olduğu halde yani. Bu bilincin yerleşmesi için daha çok adamımızın, ölmesi, sakatlanması mı gerekiyor. Herkesin bir yakınının zarar görmesi mi gerekiyor?
Eğitimde Anlayış Değişikliği Gereklidir!
Yazan kurt_2023, 22-01-2007 12:10
Aramıza hoşgeldiniz hocam...
Eğitimde Anlayış Değişikliği Gereklidir!
Yazan Misafir, 25-01-2007 09:45
bu yazıyı ben ankaradan okuyorum....herkesin okumasını rica ediyorumm :D:D neysee tebrik eder we ellerinizden operim.ßß
Çocuk ve Aile
Yazan Misafir, 06-02-2007 10:44
"Okunmamış kitap yaşanmamış hayat gibidir".Bilgilerinizi geniş halk kitleleriyle paylaşmanız alicenaplığını gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Şemsettin LİMAN-EĞİTİMCİ

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım