Online Sayaci 0







Kayıp Parola?

Kim Online

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

çap

( koş )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Mehmet ÇİLOĞLU arrow Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek
Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek Yazdır E-posta
Thursday, 24 May 2007

Active Image

 

 

Mehmet Çiloğlu
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


SUYUN ÖYKÜSÜ KENDİ DİLİNDEN...

Hafta sonu bağdaydım. Toprak hasretle yağmuru bekliyor. Bir ara hava bozuldu? Bir iki damla heyecan ile belirdi çorak toprakta, sonra yine yok? Aylarca beklenen karın yağmadan mevsimini bitirmesi, öksüz toprağı daha bir yalvarır halde bıraktı bir iki göklerin imdadına?Yağmura?. Bir iki damla yağmur? Evet. Her şey onda başlayıp onda biten suyun öyküsüne dönüştü birden? Suyun öyküsü, onu beklerken göklerden, bir başka anlama bürünüyor beynimizde, bir başka yolculuğa götürüyor bizleri, suyun yolculuğuna...

SU

Yine karlar erimeye başladı, lodosun gücüne dayanacak halleri yok. Lodos, göçmen kuşlar yola düzülmeden önce ulaştı ak başlı dağlar başına yine. Öyküsünü anlatıyor uzak diyarların, türküsünü söylüyor sıcak çöllerin, aşılmaz dağların. Su, öyküsünü dinlerken yola çıkıyor uzak diyarlara yeni öykülere konu olmak, yeni öyküler kurgulamak için, yola çıkıyor acelesi varmış gibi her damla suyla doymuş toprakta kayınarak, süzülerek. Az ötede çoban çeşmesinden bir türkü yükseliyor tüm canlı ve cansızların dilinden. Gururla bezediği dağlar başından baş aşağı yola koyuluyor gâh çoban çeşmesinden gâh kül rengi dere yatağının mor, kahverengi, beyaz taşlarlıyla vedalaşarak; belki onlarca belki yüzlerce yıl sonra yeniden buluşuncaya kadar elveda elveda?

Suya bakıyorum, çoban çeşmesinden avuçlarıma doldurduğum suya bakıyorum. Bir yudum alıyorum, avuçlarımdan yere süzülenlere bakıp elveda diyerek. Ta uzaklara uğurluyorum belli belirsiz toprakta kalan son izin ardından. Git hadi uzaklara, uzaklara koş, yürü, bizden selam, bizden selam götür diyorum: Okyanuslara, çöllere, başka ülkelere, nehirlere, henüz toprak altında baharı bekleyen tohuma, böcü-börtüye... Belki de az önce ışıkla dans eden cam parçası bir buzun bedeniydi diye düşünüyorum... Dinledi lodostan onlarca öyküyü, ulaşmak için öykü diyarlarına ilk adımları bunlar varmak için oralara. Nereye gideceksin, nerede bekleyeceksin, ne zaman tekrar geri geleceksin? Her dilden öykünü biliyorum, her dilden türkülerini dinliyor, her dilden türkülerine eşlik ediyorum.

Su, senin bildiklerini bilebilecek miyim, yetişebilecek miyim? Uzak diyarlardaki nehirlerde yürürken sazanların, kurbağaların, gözlerinde renk, kuyruk salınımında can olacağını biliyorum. Yeraltına süzülüp en derin sırları sen bileceksin, güneşin kanatlarına binip en yüce dağlar başına yeniden renk olarak ineceksin. Bir parçanı alabildiğine özgür okyanusların en dipte yatan sırlarına sırdaş, bir parçanı vadide salınan kavak ağacının en uç dalındaki yaprağa kan olarak vereceksin. Vereceksin tümüyle kendini yaşamın özü olarak; kavak boylanacak, otlar yeşerecek ve sen hep orada olacaksın, kuruyan yapraklardan ayrılıp güneşin kanatlarında yükselirken yeni türküleri de beraberinde yüksek maviliklere beyaz duygular olarak ekleyeceksin? Bir bakire için doldurulmuş gözyaşı şişesinde binlerce yıl bekleyip adına yakışan ihtiramı gösterdikten sonra en anlamlı duyguları bağrına yükleyip yeniden yükseleceksin. Onca yaşanmışlığı, onca türküyü, öyküyü bağrında taşımak kolay mı, bir düğün alayı kuruluverir de türküler eşliğinde gökyüzünün tüfekleri de patlar şölenle yeniden yeryüzüne inilir, sana hasret topraklara sevda türküleri eşliğinde. Nasıl da koyun koyuna binlerce zerrecik her derecikten, denizden, okyanustan, bir bebeğin gözyaşından derlenip yeryüzüne yukardan bir daha bir daha bakıp kirleri yok etmek, güzelliklere can vermek için yeniden yeryüzüne ineceksin.

Kirlenmişleri, kirletilmişleri pak edip, utancını ve kirlenmişlerin ayıbını örtmek için aylarca bataklıklarda bekleyip yeniden yükseleceksin... Her yerden herkesten aldığın öyküler sende, bedenimde dolaşan kan senin sırtında, duygularımla coşan gözyaşımda sen, karşı yamaçlarda öten kekliğin, sınırsız yeşilliklere kanat çırpan bıldırcının özünde sen.

Hiç bitmeyecek senin yolculuğun, beni alıp binlerce yıl sonra yeniden bana anlatacaksın. Bir gün dünya son bulup zerrecikler halinde boşluğa dağılırsa yaşamışların öyküsünü senden dinleyip öğrenecek tüm evrenin karanlık gezegenleri?

Vadiye bakıyorum şimdi, buğulu vadiye güneşin kanatlarında seni görüyorum, yanımda akan derede öykün, şiirin, ezgin geleceğin öyküsüne geçmişin tınısının eşlik ettiğini duyar gibiyim.

Avuçlarımdan kayıp gittin; ama tüm damarlarımdasın. Geleceğimde ve geçmişimdesin?


Görüntüleme sayısı: 6670

  Yorumlar (6)
Re: Kastamonu Üniversitesine onay....
Yazan , 13-11-2005 19:15
özellikle orman ürünlerini araştirma ve geliştirme ve bilgi teknolji yenilikleri sınayii alanına yayması bakımından kastamonuya üniversite şart.örneği mobilyacılıkda Dünyaya bizde varız diyebiliriz.
Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek
Yazan coskun, 26-05-2007 06:45
Yıllar yılı insanlığa yön verdi su ve hâlâ da vermeye devam ediyor. Çok güzel bir yazı olmuş su üstüne, teşekkürler. Kaleminize sağlık.
Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek
Yazan Emre_89, 27-05-2007 22:10
Çok güzel bi yazı olmuş amca ellerine sağlık
Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek
Yazan muallim, 28-05-2007 20:47
Su gibi ömrün uzun clsun.Ağzına sağlık.
Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek
Yazan milliyetci_kiz, 23-06-2007 20:24
Suyun o kadar büyük bir önemi varki canlıların hayatında.. Bir damlasını bile arıyoruz.. Ve bugünlerde daha da anlamaya başladık suyun kıymetini.. 
 
Bu güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz hocam yüreğinize sağlık!
Suyun Öyküsünü Sudan Dinlemek
Yazan Misafir, 27-08-2007 19:13
dayıcım ellerine sağlık çok güzel ben yiyenin neslihan:)

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım