( ahir içinde buzağıyı ayırmak için kullanılan özel alan )
RSS - Güncel Haber
Anasayfa
Biliyorum
Çarşamba, 19 Aralık 2007
Solmaz Akça
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
İçine düştüğüm karanlıktan sıyıramıyorum çığlığımı... Yapışıp kalıyorum ağzımı her açışımda... Dudaklarımı ne zaman aralayacak olsam içime kaçıyor sıkıntılar, içime dalıyor karanlıklar. Dualar fayda etmiyor! Büyüyor karanlık günden güne. Yakında güneş de doğmayacak baktığım yerlere...
Elimde kalemim, döküldükçe dökülüyor yüreğim. Madem dudaklarımı mühürledim içime dalan karanlıktan, madem çığlıklarım yapışıyor geceye... O zaman ellerim konuşacak, kalemim çığlık atacak "yeter" diye. "Bırakın artık, ne olur. Ruhumu acıtmayın. Bırakın ne olur, sahte sevgilerinizle beni aldatmayın..."
İnanmak laneti olur mu insanın? Yazgımdaki lanetmiş inanmak... Kime inansam zincire vurdu beni, kime inansam gözyaşlarımla beslendiler...
Şimdi bir tesbihin taneleri gibi sabırla çekiyorum yarınları. Elbet birgün benim de yüzüm gülecek biliyorum. Dudaklarımı araladığımda içime güneş doğacak, sıkıntılarımı karanlıkla birlikte lanetimin üstüne kusacağım. Lanet kalkacak, inanmak canımı yakmayacak. Masallara inanıyorum. Hala masal kitapları okuyorum. Biliyorum birgün insanlar beni kandırmaktan vazgeçecek. Gülüşümle beslenecek. Kalbim kırılmayacak, içim sebepsiz sıkıntılara gebe kalmayacak! Ve kaderime katlanmasını bilip bekliyorum. Aldatılmamış sabahlar gelecekte bir yerde beni bekliyor, biliyorum ...
www.solmazakca.com'dan bana ulaşabilirsiniz...
Görüntüleme sayısı: 1728
Yorumlar (4)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.