Hayatta iki tip insan vardır. Birinci gruptakiler bir şeyi yapmadan önce düşünür taşınır ve öyle harekete geçerler. İkinci gruptakiler ise yapar ve sonra düşünmeye başlarlar... Ben maalesef ikinci gruptaki insanlardan biriyim. Önce yapıp, sonra düşünmeye başlıyorum. Çok denedim... Birinci gruptakiler gibi olmak için çok çaba sarf ettim ama olmuyor. Benim grubumdan birçok insanla da tanıştım. Kendimizi savunma yöntemimiz ise hep aynı. Biz duygu insanıyız. Biz hiçbir şeyi içimizde saklı tutamayız! Evet haklılar. Biz içimizde yaşayamıyoruz duygularımızı. Bugün hoşlandığım adama pat diye söyleyiverdim. "Senden hoşlanıyorum" dedim. Kadınların çoğu şimdi bana hakaret yağdırıyordur, biliyorum. Kadın ilk adımı atar mı, diyenler bile çıktı. Sonra bana akıl verdiler. Kaçan balık büyük olur, sende kaçacaksın, dediler. İyi de ben oyunculuk kabiliyetimi sahnede göstermekten yanayım. Gerçek hayatta da oynamaya kalkarsam, elimde hangi gerçek kalacak? Herkes kaçarsa aşk nasıl yaşanacak? İlişkiler üzerine herkes ahkam kesiyor. Herkes bir oyun yapıyor, herkes planlarıyla ilerliyor. Aşk plan kabul etmiyor! Ben bunu biliyorum, bunu söylüyorum. Sevdiğimi söyledim diye küçülmedim ki! Hoş kızdım kendime biraz, söylendiğim oldu. Ama pişman değilim. İnsan duygularını paylaştığı zaman insan kalabiliyor bence. Bir sonraki hamle diye düşünürsen yaşamı, piyon olmaktan başka seçenek kalmaz sana... Haykırmak, insan kalabilmenin en güzel yanı. Duygularınıza fazla kapılmışsanız haykıramayacağınız hiçbir şey yoktur. Günlerce içinizde acabalar büyütmektense, bir evet ya da hayırla günü kurtarmış, diğer günlere daha net bakabilmiş oluyorsunuz. Yani söylemek istediğim şu; evet birinci gruptakiler gibi davranmak çoğu zaman doğru gözükebilir ama asıl gerçekler ikinci grupta yaşanıyor. Aşkta gurur olmaz... Şimdilerde herkes saçma sapan bir gurur içinde. Aşk; yalan ve planlar arasında, olmayan kişilikler arasında yaşanmakta. Kimse kendisi gibi hareket etmiyor. Kimse gerçekte ne olduğunu göstermiyor. Böyle olunca da ortaya aşk gibi gözüken farklı duygular çıkıyor. Birinin yanında kendin olabilmek, gerçekte nasıl hareket etmek istiyorsan öyle hareket etmek ve cümlelerini bir ağa dönüştürmemektir gerçek olan. Ben kendi gerçeklerimi yaşadım. Şimdi de kendimi rüzgara bıraktım. Ne yöne gideceğimi bildiğim için savrulmayı dahi göze aldım. Son birkaç cümle gerekirse... Aşkı şansa bırakmayın! Yaşamak istediklerinizi yaşayın. Bazen yarın çok geç olabiliyor. Bazen adım atmak gerekiyor. Bazen... Kalbinizi özgür bırakın... O sizi gideceğiniz yere en doğru şekilde götürüyor... |