Online Sayaci 1







Kayıp Parola?

Kim Online

Şu anda 1 misafir bağlı

Tosya Sozlugu


PROGRAMI İNDİR

FORUMDA SÖZLÜK

çarpana

( dokuma ip )

Kastamonu Bibliyografyası - Mehmet Yılmaz
Anasayfa arrow Köşe Yazarları arrow Solmaz AKÇA arrow "S" leri Yutan Adam
"S" leri Yutan Adam Yazdır E-posta
Friday, 18 June 2010

Active Image

 

 Solmaz Akça
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  


Sus payı gibiydi öpüşleriniz… Sırf adınız ayyuka çıkmasın diye; eliniz elimde, gözleriniz gözlerimde boşuna tenimde terlediniz saatlerce. Adınız çoktan ayyuka çıktı. Varsın bana; arsız, namussuz desinler. Varsın siz ettiğiniz tüm yeminlerin altında kalın. Artık her şey apaçık ortada ve ben noktayı koyuyorum, son vererek suskunluğuma. Güvenmeyin bana artık. Çünkü ben sizinle olan tüm bağlarımı sözcüklerle döküyorum şimdi ortalığa. Silkeliyorum eteğimde kalan tüm yaşanmışlıkları yukarıdan aşağıya. Benden nefret edin istiyorum. Nefret edin ki; bir daha geri dönüşüm olmasın size.

Ben süslü kelimelerin adamı değilim diyorsunuz, gerçekten gülüyorum. Çünkü sizin sözleriniz süsü olmayan bir ağ gibi. Gerçek gibi gözüken gündelik laflarla çalmıştınız zaten kalbimi. Dediğiniz gibi süslü değildi. Ama öyle bir hayatım derdiniz ki, oyuncular bile sizin kadar içten hayatım diyemezdi. Gözleriniz haylaz bir çocuk gibi bakardı. Sahici bir yakınlığınız vardı. Elimi tutardınız ve bazen ışıklarda beklerken gözlerime baktığınızda beni neredeyse öpecek olurdunuz. Kendiniz bile şaşardınız bu arsızlığınıza. Neyse ki oyun çabuk bitti de, kaptırmadınız kendinizi bu oyuna.

Bilir misiniz? Suya yazı yazmak kolaydır. Yazdığın anda silinir yazılar. Oysa siz ağacı kazır gibi, bir çakıyla, adınızı mıh gibi kazıdınız kanatarak yüreğime. Ve sonra acılarım dinsin diye, merhem niyetine  “seni seviyorum” lar eklediniz bu yarını olmayan ilişkiye. Oysa her şey asılı kalsaydı arafta ve sürmeseydiniz o tatlı cümleleri yüreğime, şimdi böyle kahrolmazdım biten bir ilişkinin ardından günlerce…  Siz  “s” leri yutardınız yüreğinizde. Birini kaybettiniz ve bir diğeri de karışıyor şimdi geçmişe. Bundan sonra mahlasınız belli. “S” leri yutan adam diyecekler size…

Sonunda geç de olsa anladım sizin koskoca bir yalan olduğunuzu. Yanımda kaç kere, başkalarına yalan yeminler eden sizdiniz, unuttunuz mu? İnançları insanın, görmeye başladığında gerçekleri nasıl da yıkılıyordu bir anda. Sevmiyor değilim sizi, hala deli gibi seviyorum, ama artık güvenmiyor ve inanmıyorum size. Sırtıma koca bir kambur eklediniz ve ben bu kamburla yaşamayı öğreniyorum şimdi.

Biliyor musunuz? Sizi asla affetmeyeceğim. Keşke siz de diğerleri gibi olsaydınız. O kendinize has, çocuksu gülümsemenizle girmeseydiniz her gece düşüme. Siz bu ilişki için hiçbir şey yapmamıştınız. Elinizi hiç taşın altına sokmamıştınız. Hep benden beklediniz. Her fedakarlığı ben yapmalıydım bizim için. Siz ise rahatınız yerinizde, sadece seviyordunuz sözde. Gözlerimin içine baktığınızda gerçekten sevdiğinizi düşünürdüm beni. Oysa  “AŞK”  kişiyi değiştiremiyorsa , o , gerçek  “AŞK”  değildir. Bu ilişki boyunca ben çok değişmiştim. Siz ise olduğunuz yerde saymaya devam ettiniz. Hep aynı bencillikte benim size gelmemi beklediniz.

Ne zaman sevmeye başlamıştım sizi? Nasıl bu noktaya geldik? Hayatta her şeyin bir sebebi varmış. Siz bana gözlerin de yalan söyleyebileceğini öğrettiniz.. Güllerimi koklarken her şey güzeldi. Şimdi dikenlerime katlanmanızın zamanı geldi.  Ben size dikensiz bir gül bahçesi vaat etmemiştim. Cennet tek başına yaratılmadı unutmayın. Cehennem olmasaydı, cennet anlamsız kalırdı. Ve her şey zıttını taşır kendi içinde. Ben bir melektim sizin gözünüzde ama şimdi bu satırlarla nefretimi kusuyorum işte. Artık sözün tükendiği yerdeyiz, ardınıza bakmayın ve yolunuza devam edin. Ben çoktan bittim. Hikayemiz burada bitti…


Görüntüleme sayısı: 1433

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
© 2018 Tosya.Gen.TR - Tosya'nın Sesi
tosya.gen.tr sitesi Joomla tabanlidir.
Web Tasarım