|

Solmaz Akça
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Yarım kalmış anılarıma susarsın... Yarım kalan düşümsün sen benim aslında gözkapağımdan akıyorsun ve ben devriliyorum koynuna... İçime kaçan çığlıklarımla, yankı bulmaya çalışıyorum kendi boşluğumda. Sen bana dokunduğunda kendimi buluyorum. Yolunu şaşırmış bir yolcu gibiyim. Elimden tutmazsan kendime gidemiyorum. Boşluğumu sensiz inan dolduramıyorum... Sen beni yarım öpüyorsun, yarım tutuyorsun ellerimden. Yarın bende kalıyor, yarın başka birinin elinde. Bir o çekiştiriyor seni, bir ben... Nefessiz kalıyorsun ikimize de yetişmeye çalışırken... Bende kalabilsen "biz" olacağız ama olmuyor. Dudaklarını tutuyorum, dudaklarımla... Sonra o geliyor çekiyor seni, dudakların bende kalıyor... Sözlerin, nefesin, sesin... Başka hiçbir şey kalmıyor senden bana. Siliniyorsun, yokluğunun acı kokusu yayılıyor etrafa...
Yarınımız olmuyor bizim... Yarınlara bakamıyoruz elele. Zaten biz yarımdık ya, unutmamalıyız değil mi? Yarım insanların, yarını olamaz. Biz gölgesiziz. Sen varsan; ben senin gölgenim, ben varsam; sen benim gölgemsin...
Ten tene vuruşmalarımız terlediğinde, ayrılıyoruz, eksik kalıyoruz. Yine yarım, yine gölgesiz... Ben çığlıklarımı susuyorum, sen kararsızlığını... İkinizi de gerçekten seviyorum diyorsun. Ve biliyorum gerçekten seviyorsun. Ama hava kararmaya başlıyor, aydınlık çekiyor ellerini üstümüzden. Gölgeler gözükmez karanlıkta, bu sefer gece uzun sürecek. Kararsızlığına ben koyuyorum son noktayı. Dudaklarını bırakıyorum gidip onda tamamlanabilesin diye. Artık herşeyinle onunsun. Düşten uyandım, oyun bitti... İyi geceler sevgili...
Görüntüleme sayısı: 589
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.
|